Uzundur bağlanma sorunlarına aşinayız. Bağlanma sorunu aşağı, bağlanamıyorum yukarı. Peki, Seri Tek Eşlileri duydunuz mu? Bir çeşit örtülü bağlanma sorunu Seri Tek eşlilik. 

Dünya tek eşlilik, çok eşlilik tartışadursun uzun süredir aslında pek çok insanın benimsediği bir ilişki türü seri tek eşlilik. Boşanmalar, ayrılmalar, yeni ilişkilere yelken açmalar… Hepsi eskiden daha sık ve daha fazla değil mi?

 

Son kullanma tarihi olan ilişkiler.

Seri tek eşli dediğiniz insanı şöyle tanımlayabilirim. Sadakat konusunda üst düzey, bağlanma konusunda (size bağlı olmak üzere )orta düzey. Sürdürülebilirlik konusunda oldukça zayıf. Yani seni asla aldatmaz. Üzerine çok gidip sürekli yan yana ilişki istemezsen ve aynı ilgi sevgiyi verirsen süreli olarak harika bir ilişkiniz olur ancak ilişkinin gidebileceği bir maksimum süre vardır. Seri tek eşli için ilişkinin bir son kullanma tarihi vardır. Onlara göre her ilişkinin son kullanma tarihi vardır zaten. Çünkü ilişkinin ilk evresine bağımlılar, tutkulu zamanlarına bağımlı. O evrenin uzamış haline dek ilişkide dursalar da bu süre aşırı uzun olmaz. 

Karşında ilişki konusunda uzman ve ilişki sürecince şahane ilişki insanı var unutma.

Koleksiyonerdir. İlişki biriktirir. Bu ne demek? Karşında partnerle ilişki kurma konusunda tecrübeli biri var. Seni çözme, sana yaklaşma konusunda usta. Çünkü çok sayıda ilişki modellemiş. Muhtemelen hayatına girişi ve hayatındaki varlığı ile kişisel tarihinde en fazla etki bırakan kişi olacak ve gidişinin yıkımı da bu yüzden büyük. 

Henüz ortamı terk etmeye meyletmemişe şahane ilişki insanı olarak görülürler. Düşünsene sadakat anlamında tam bir güven adası, seni sen yapan özellikleri bilir, cümlelerini takip eder. Sana aşırı özel hissettirir, kimsenin görmediği yüzünü sen göstermeden görür ve sahiplenir. Sana aldığı şeyler özeldir, seni götürdüğü yerler özeldir sen en özelsindir. Ama bir bağımlı ile birliktesin unutma. Belki ben başkayım diyorsun ama bağımlılıkta bırakmak değil önemli olan başlamamak. Ve seri tek eşliler tamamen ilişkinin tutku ve aşk evresinden beslenen, uzun ve güvenli sevgi ortamına geçtikleri an tıpkı göçebeler gibi başka diyarları özleyen insanlardır. Göçüverir ama süreç tam olarak böyle işlemez. 

 

Bu insanlar ilişki göçebesi…

Seni bulduğunda Mıchael Scofield gibi sana ulaşmanın en orijinal, en sana uygun yollarını kazımıştır aklına. Harekete geçer, kümülatif şekilde artan bir sevgi ve duygu yoğunluğu ile ilişkisine delicesine bağlanır. Partneri için çıtayı alır Alla hu Ekber Dağlarına çıkarır. Bu insanlar ilişki göçebesi. Reyting sistemini anlayamayacağınız ilişki zappingçileri. Onları bir yerde tutmazsınız. Kendi belirledikleri son kullanma tarih sürecinde ilgi ve sevgileri azalıyor çünkü yeni rotalar özlüyorlar. O tutkulu evre o kadar da tutkulu değil onlar için. İlişki “eski” ve uzak. Bıraksan iki mandala eskiciye verecek. Kafasında şu var:  Kurtulmalı ama nasıl. 

 

Giriş planı olanın çıkış planı olmaz mı sandın?

Sana bu kadar özel ve eşsiz hissettiren insan senden uzaklaşıp, soğuk davranırsa onca yüksek dereceli anıdan sonra ne hale gelirsin? Bir problem var deyip konuşmak istersin değil mi? Neler oluyor, bir sorun mu var, neden böyle davranıyorsun dersin. Ve bingo! Seri tek eşliye bahanesini de vermiş oldun. Önce öyle bir şey olmadığını kuruntuya kapılmamanı, belki kafasının dağınık olduğunu söyleyecek. Bu seni tatmin etmeyecek çünkü muhteşem sevgilinin adım adım uzaklaşmasını izliyor ve paniğe kapılıyorsun. Devam edersen onu boğmakla, aşırı ilgi isteyip yetinememekle ilgili suçladığı gibi ilişkiden gidişle ilgili ilk sinyali verip seni kendisini senden uzaklaştıran olmakla suçlayacak. Bu ilişkinin kösteği, soğutanı sensin yani. Giriş planı olanın çıkış planı yok mu sandın? Yani seri tek eşli mağduru sen bir de mağdur eden olarak suçlu çıkıyorsun.

Bağlanma sorunu ile aynı değil.

Bağlanma sorunu ile aynı şey değil. Aksine deli gibi bağlanıyor, tutkudan deliriyorlar. Aynı ilgi ve sevgiyi talep ediyor boğulmaya gelemedikleri gibi ilgi görmezler ya da aldatılırlarsa hemen gemiyi terk ediyorlar. Bağlılıkları ve ilişkiye adanmaları üst düzey oluyor. Sadece o kısa süren deliliği, fırtınayı seviyorlar. Deniz çarşaf gibi olup keyifle yüzecekleri sırada içleri o fırtınayı özlüyor hemen. 

Karşısındakini yıkarken seri tek eşli olduğunun farkında bile değil hatta şikayet eden o oluyor.

İşte tam da bu yüzden başında şahane ilişkiler yaşayan ilişki uzmanı tipler sonradan büyük acı kaynağı oluyor. Çoğunlukla seri tek eşli olduğunun farkında bile değil. Ona sorsan her şey şahane giderken tatminsiz partneri birden şikayet etmeye başladı, ilgi delisi oldu, onu boğdu ve bir çuval inciri berbat etti. Oysa o fırtına özler halleri ile yaklaşıp yaklaşıp kaçınarak karşıdakini bitiş çizgisine zorlayan kendisi. Farkında olmadığında terapi odasına depresyon, güvensizlik hatta gerçek ilişkilere olan inancımı kaybettim diye gelebiliyor.

Peki ya onun partnerinin başına neler geliyor? O bir süre önce yere göğe sığdırılamayan özel insana neler oluyor? Düşünsene direniyorsun, bu kadar özel hissettirileceğine inanmıyor gardını yüksek tutuyorsun. Asla pes etmiyor, seni senden iyi tanır gibi davranıyor ve sen olmadan nefes almak bile ona haram. İlişki başlıyor, her şey çok güzel. Hal böyle iken birden sevilen pozisyonundan ilgi delisi pozisyonuna geçen, her anı merak edilenden boğan tarafına tenzili rütbe gören, bahaneler silsilesi ile mesafe konan, sorguladığı anda ilişkiden soğutmakla suçlanan kişi haline geldin. “Sana sadık ve seni seviyor ya. Daha fazlasını isteyerek onu uzaklaştırdığını göremiyor musun?” değil mi? Bir süre üzerine gitmeyip kabul eder görüneyim desen duvarlar kalınlaşacak, mesafeler uzayacak, sen duruma alışır görüneceksin. İlişki kavga, gürültü ve hızla uzaklaşan partnerini izlemekle bitti ve kesinlikle suçlu sendin değil mi?

Bir seri tek eşli ile birlikte isen gidişi yıkıcı olur.

Bir seri tek eşli mağduru ilişki sonunda güçsüz düşüp, tam da gitmek isteyen eşinin onu suçladığı haldedir. Sızlanan, şikayet eden, güçsüz, depresif. Terk edilirken benim tanıdığım kişi sen değilsin bombasını da atarlar üstüne ilişkilere ve insanlara güvenini iyice kaybet, depresyona gir, biri sana özel bir şey yaptığında kötülük beklesin diye. Yıkıcıdır, çok yıkıcı. 

 

Çocukluk ya da yetişkinlikte yaşadıkları nedeni ile fırtınaları seviyorlar.

Bir sürü nedeni olabilir. İlgi göstermeyen, tam tersi boğan ya da ikisi arasında dengesizce gidip gelen bir aile ile büyüdü belki. Sürekli ayrılıp barışan aşırı çatışmalı bir anne babası vardı ya da. Bu durumda bağlanma sağlıklı şekilde gerçekleşmiyor ama bu çocuklar bir şeylerin yanlış olduğunu fark edip “sevgiyi alıp vermekle ilgili” arayışlara başlıyorlar. Dengesiz bir bağlanma her zaman sıkıntı yaratır. İçlerinde kimseye tutarlı bağlanılamayacağı fikri oldukça köklü olduğundan o fikri unutturacak o fırtınaya geri dönmek istiyorlar. 

Ya da yetişkinlikte derin bağlanma yaşadığı bir ilişkide aldatıldı, aşağılandı, yoksun, tutarsız, fiziksel ve ya duygusal şiddet içeren bir ilişki yaşadı belki. Anne babasının tutumu, çatışmalı ya da sorunlu evliliği, yaşadığı travmatik ilişkiler… Sebep her ne olursa olsun bu temel sebep karşımıza ilişki zappingi olarak çıkıyor bu durumlarda.

Bir yandan yeni dünya düzeni insanları tek eşliliğe hazırlıyor.

Çağın gerçeklerine de kulak tıkamamak lazım. Araştırmalarda herkesin tek eşlilikten yana olduğunu görüyoruz. Evet dünyanın çoğu çok eşlilik fikrine ve kaosa karşı ama dünya seri tek eşli ilişkilere doğru evriliyor. Hatta artık çoğu insan bu ilişki modelini yaşıyor. Çok eğlenceli, çok özenli, çok sadıklar. Ancak göçebeler ve bundan rahatsız değiller. Özellikle internete ve teknoloji kucağına doğmuş olan Z Kuşağı tek eşliliğe inanmak istemekle beraber çok uzun yıllar sürecek ilişkilere inanmıyor. İyi de ekran başında yaşayan bu çocuklara ne verdik ki? “Al sana yeni bir içerik, al sana yeni bir konu, al sana yeni bir oyuncak. Aa sen hala o içerik, konu, oyuncakta mısın? Değiştir onu, eskidi, geri kalma, dışarıda kaçırdığın neler var, dışarıda kalma. Yeni iyidir, tüket geç.” Çoğu seri tek eşli ve içine girmek için çıldırdığı ilişki bir süre sonra her şeyin dışında kalma hissi veriyor ona. 

Belki de iki kişilik hayat simülasyonu zorluyor seni?

Kent kültürünü de eklemeden geçmeyelim. Belli bir yaşa dek yalnız yaşadıysan biri ile uzun süren bir ilişki istemeyebilirsin. İlişkiye emek harcamak, duygularda ortaklaşmak, sorumluluk almak sana zor gelebilir. Tek kişi için iki kişilik hayat simülasyonu bir yerden sonra zorluyor yani. Tek kişilik hayatlarında bir süre kozaya çekilip duydukları yalnızlıkla yeniden ilişki arayışına geçip bu şekilde seri tek eşli olabiliyorlar.

Belki sen de seri tek eşlisin?!?

Yani ilişkilerinde sürekli partnerlerden gelen sorunlar yaşadığını düşünüyorsan, iyi giden ilişkinin ortasında hata aramaya başlayıp ilişkiyi nihayetlendirmenin yolunu arıyorsan, sürekli ilişkinin ilk zamanlarını özlüyor, sorun çıkartıp yeni rota hesaplarken buluyorsan kendini duygusal ilişkilerinle ilgili kendini bir ölçüp tart bence. 

Seri tek eşli isen sonunda sorun seni saklandığın yerde bulur…

İster seri tek eşli olarak ister mağduru olarak terapi odasına gel fark etmez tahrip tahriptir. Eğer seri tek eşli isen sadık olman büyük erdem ama bu tahribi azaltsa da sonucu değiştirmiyor. Karşıdakine yıkıcı etkin var ve sana kötü bir haberim var sebebin ne bilmiyorum, sebep her ne ise önceleri sadece karşı tarafı tahrip etsen de kendini de yavaştan tahrip ettiğini göremiyorsun, yani zamanla psikolojik sıkıntılar yaşaman muhtemel senin de. 

Ayrıca ilişkiler çift taraflıdır. İlişkiye kahraman olarak başladın ama ilişkinin bir diğer öğesi daha var. Hikayeye iki kişi başlamak için çırpınıp her seferinde ek başına son yazarsan sonunda hikaye altında kalmasını görmezden gelemeyecek noktaya gelebilirsin. Zincirleme ilişkiler Kazasına yol açmaktansa bu konu üzerine düşünebilir, değiştirebilir, yardım alabilirsin. Karar seçim senin. Zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz var ki sonuçta…


 

 

Soru ve Önerileriniz İçin Bize Yazabilirsiniz

Her an her yerde bir telefon kadar yakınız